MENÜ

Adana BarosuKomisyonlarCMKKomisyon Başvuru FormuSEMYön. Kur. Top. GündemleriAdli YardımAvukat Hakları MerkeziBaro MeclisiBasında Yer Almış HaberlerMevzuatMeslek İlke ve KanunlarıEtkinlik TakvimiYargıtay KararlarıBilgi BankasıMazeretli Hakim - Savcı ListesiİletişimBaro Hesap Numarası

22 MART DÜNYA SU GÜNÜ-21.03.2016

 22 MART DÜNYA SU GÜNÜ-21.03.2016

BASIN BÜLTENİ

21.03.2016                            

 

    22 MART DÜNYA SU GÜNÜ

 

           

Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanı Av. Ümit Arif Özsoy:

"Su özelleştirmeleri ve suyun piyasalaştırılması durdurulmalıdır"

 

                  Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanı Av. Ümit Arif Özsoy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Mayıs 1992'de 47. toplantısında aldığı bir kararla, Mart ayının 22'nci gününü "Dünya Su Günü" olarak kabul ettiğini anımsatarak, "Hızla artan tüketim, yok edilen doğal  kaynaklar, savaşlar, çatışmalar nedeniyle dünyamızın  yeni bir anlayışa ve düzene ihtiyacı vardır" dedi.

 

Av. Özsoy, yaptığı yazılı açıklamada, sanayi devrimiyle birlikte başlayan sürecin devamında doğal kaynakların ölçüsüz kullanımının arttığına dikkat çekti. Özellikle sanayileşmenin yoğun olduğu alanlarda doğal tahribatın çok belirgin hale geldiğini vurgulayan Av. Özsoy, "Doğal ve enerji kaynaklarının paylaşımı, gelir dağılımı adaletsizliği, tüketim odaklı ekonomik düzen doğa ve çevre tahribatını insanlığın devamını tehdit eder derecede arttırmıştır.  Başta iklimsel değişimler olmak üzere birçok çevre sorununun kaynağında insan faktörünün ve mevcut ekonomik düzenin  olduğu artık tartışmasız olarak kabul edilmektedir. İnsanı, çevre sorunlarının odağı haline getiren bu bakış açısının temelinde kuşkusuz ve doğanın insanın emrine sunulmuş ve her türlü tüketilebilecek ticari bir ürünmüş gibi değerlendirilmesini de içeren  anlayış etkili olmuştur" diye konuştu.

 

 

 Av. Özsoy, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Suyun ticarileştirilmesi ve özelleştirilmesi de, suyu bir "haktan" ziyade "ekonomik bir kaynak" olarak tanımlayan bu anlayışın ürünü olup kabul edilmesi mümkün değildir. Su tüm canlılar için vazgeçilmez bir " temel haktır."

                       

Su hakkı, T.C. Anayasası'nda yer alan sosyal devlet ilkesi çerçevesinde varlık kazandığı gibi, Türkiye'nin taraf olduğu bazı uluslarası sözleşmelerde de kabul edilmiştir.Kadınlara Karşı Her Türü Ayrımcılığın Tasfiye Edilmesine Dair Sözleşmesi (md.14/2-h) kadınların, Çocuk Hakları Sözleşmesi (md. 24/2-c) Ekonomik, Sosyal  ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'nde  temiz içme suyuna erişim haklarından açıkça bahsedilmektedir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde (md. 3) yer alan "Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır" ibaresinin suya erişim hakkını da içerdiği kabul edilmektedir.          

                                               

                                         

                        Bu çerçevede bu gün tarım alanlarında başlayan su özelleştirmeleri, suyun piyasalaştırılması durdurulmalı, ekonomik araç olarak gören anlayışa son verilerek sağlıklı  koşullarda suya erişim hakkı sağlanmalıdır. Suya erişimin sağlanması tüm canlı yaşamı ve doğanın sürdürülebilirliği, esas alınmalıdır.Su tüm canlılar için vazgeçilmez bir " temel haktır." Yeterli gıda, temiz suya ulaşma ve sağlıklı bir çevre de yaşama hakkı insanlığın  yeni haklarından olduğu artık tartışmasızdır. İnsanlığın ortak mirası olan "Su"  kuşkusuz insanlığın ve doğanın  geleceği açısından da hayati bir öneme sahiptir."

 

Facebookta Paylaş